Vakti Gelen Şampiyonluk | Judd Trump
10 Nisan 2017 - 15:20 - 107 defa okundu
Yazar
Can Ayhan
Can Ayhan

Snooker’da dünya şampiyonluğu apoleti sizi farklı bir klasmana taşır. Kariyeriniz bittiğinde BBC ile iyi bir anlaşma yapabilir, hayatınız boyunca medyanın gözdesi olabilir veya büyük oyuncular ile ilgili konuşmalarda isminizi zikrettirebilirsiniz. Judd Trump yetenek vadeden genç oyuncu portresinden snooker’in kalburüstü aktörlerinden birine dönüştü. Artık büyük oyuncu olmaktan yalnızca bir adım uzakta. O adım ise Crucible’da kupa kaldırmak.

Judd Trump henüz üç yaşındayken, hayal etmenin ne anlama geldiğini bilmediği yıllarda babası ona hediye olarak mini bir snooker masası aldı. Judd, tüm ömrünü geçireceği hayat arkadaşlarını çok küçük yaşta tanımıştı. Oyuna olan ilgisi ve yeteneği ilk andan itibaren belli oluyordu. Zamanla kafasında şekillenen snooker kariyeri alt yaş kategorilerinde gelen şampiyonluklarla bezeniyordu. Artık düşlerinde dünya şampiyonluğu ve onun ihtişamlı kupası vardı.

2007 Dünya Şampiyonası ile Crucible’a ilk adımını atan Juddernaut ilk turun ötesine geçemese de  bir sonraki ziyaretinde Sheffield’da daha uzun süre vakit geçirecek fırsatı yakalayacaktı. 2011’de bir önceki yılın şampiyonu Neil Robertson’ı yenerek başlayan serüven finale kadar devam etti. Finalde 18-15 ile mağlup tarafta yer alırken Trump kariyerinin başında çok önemli bir serüveni tecrübe etme imkanı bulmuştu. 2012’de ise Ali Carter’a karşı ikinci tur maçında üst üste şans potlarının ardından rakibinden özür dilemediği için tepki çeken Judd tabiri caizse savaş alanına dönen masadan mağlup ayrıldı. Bu mental savaşı kaybettiğinde Crucible arenasında ruhen ne kadar güçlü durması gerektiğini öğrendi. Sonrasında gelen 1 çeyrek ve 2 yarı final ile beklentileri iyice yükselten Bristol doğumlu oyuncu 2017 şampiyonası öncesi en büyük favori olarak gösteriliyor.

Sadece formda olmak ve çok çalışmak her spor dalında olduğu gibi snooker’da da yetmiyor. İyi bir kafa yapısına ve arkanızda sağlam bir ekibe ihtiyacınız var. Judd Trump’ın ailesi çocukluğundan beri ona en çok destek verenlerden. Judd, o yılları “Onlar için çok zorlu bir süreçti. Babamın hiçbir zaman tatili yoktu. Bütün hafta çalışır, hafta sonları da beni turnuvalara götürürdü. Bütün paralarını benim için harcadılar.” şeklinde anlatıyor. Trump ailesi profesyonel kariyerinde de oğullarını özellikle büyük turnuvalarda yalnız bırakmamaya gayret ediyor. Son yıllarda tribünlerde sıkça yer alan kız arkadaşı Khadijah’da mental destek konusunda Judd’a en çok yardım edenlerden. Kariyerinin zirve yılını oynayan İngiliz oyuncunun bu performansında başrollerden birisi de ona ait.

Hayaller, tutkular, sevdiklerinin desteği, form grafiği… Judd Trump bu sene Dünya Şampiyonası’na tüm bu etmenleri arkasına alarak geliyor. 2011’de yanında olmayan tecrübe faktörünü de çıkınına koyan Judd, Crucible’da mutlu sona ulaşmaya hiç bu kadar yakın olmamıştı.

Facebook

Röportajlar

Köşe Yazıları

Foto Galeri