Yeni Başlayanlar İçin Snooker
20 Mart 2016 - 18:48 - 738 defa okundu
Yazar
Önder Z.
Önder Z.

Snooker’da yılın en önemli, en çok beklenen turnuvası olan Dünya Şampiyonası 16 Nisan’da başlıyor. 17 gün sürecek turnuvada yeni Dünya Şampiyonu 2 Mayıs akşamı belli olacak. Snooker’ı bilenler, kurallarına hakim olanlar, oyuncuları tanıyanlar zaten büyük bir keyifle turnuvaları takip ediyor. Burada onlar için de ilginç bilgiler olmakla beraber, bu yazı daha çok ‘yeni başlayanlar’ için. Snooker nedir, nasıl oynanır,  kimler var, en iyiler hangileri; tüm bunları merak edenler için 11 soru ve cevaptan oluşan bir ‘Snooker’a Giriş’ yazısı hazırladık. Buyrun o zaman…

 

1) Snooker nasıl oynanır, oyunda puanlama nasıl yapılır?

Çuha kaplı ve uzun kenarları yaklaşık 3,5 metre, kısa kenarları yaklaşık 1,8 metre ölçüsünde olan snooker masasının üzerinde (diğer bilardo masalarından daha büyük ve cepler daha sivri köşeli), oyunun başlangıcında 22 top bulunur. Bu toplardan 15’i kırmızı, 1’i beyaz (isteka topu) ve 6’sı renkli olup (sarı, yeşil, kahverengi, mavi, pembe ve siyah) amaç; beyaz topu kullanarak diğer topları belli kurallar çerçevesinde, 4’ü masanın köşelerinde ve 2’si uzun kenarların ortasında bulunan 6 cebe sokmaktır.

Oyunun ya da el’in (frame) başlangıcında toplar masaya resimde görüldüğü şekilde yerleştirilir. 15 kırmızı topun her biri 1 puan değerindedir. Renkli toplar ise sarı (2) yeşil (3) kahverengi (4) mavi (5) pembe (6) ve siyah (7) olarak puanlanır. Dolayısıyla oyuncu kırmızı toplarla yaptığı pot’lardan 1, diğer toplardan ise rengin işaret ettiği değere göre puan toplama şansına sahip olur. Burada oyun, önce kırmızı bir topu ve takiben renkli toplardan birini ceplere sokmak esasına dayanır. Cebe giren renkli toplar, masadaki kırmızı toplar bitene kadar her seferinde hakem tarafından tekrar masada ait olduğu yere konur (başlangıçtaki yerine ya da orada başka top bulunuyorsa en yakın yere). Kırmızı toplar ise ceplerden çıkarılmaz. Kırmızı topların tamamlanmasının ardından, renkli topların sarı’dan siyaha doğru bir sırayla pot yapılmasıyla el sona erer. Daha çok puan toplayan oyuncu, o oyunu ya da eli kazanmış olur.

 

Oyuncular aynı zamanda rakiplerinin yaptığı faullerden de (masadaki toplara temas etme, beyaz topu ceplerden birine sokma, sıra kendisindeyen masaya geldiğinde beyaz topu kırmızı toplara çarptıramama gibi) puan kazanma şansına sahip olur. Maçın galibi ise daha önceden saptanmış toplam el sayısının yarısından 1 fazlasını kazanan oyuncu olur. Maçı kazanmak için, örneğin 9 el üzerinden oynanan bir maçta 5, 17 el üzerinden oynanan bir maçta 9 el almak gerekir.

2) Snooker ilk nerede, nasıl ortaya çıkmış, nasıl popülarite kazanmış?

Bilardonun 16. yüzyıldan beri oynandığı bilinirken snooker’ın geçmişi bugüne daha yakın. 1800’lü yılların son çeyreğinde bilardo Hindistan’da bulunan Britanya askerleri arasında olduça popülerdi. Kendi aralarında düzenledikleri maçlar esnasında bazı yeni kurallar icat ederek (oyunda puanlama yapma, renkli toplar koyarak farklı puanlar vermek gibi) bugünkü snooker’ın temellerini atmış oldular. Oyunun bugünkü haline yakın olarak kurallarını koyan isim ise 1884 yılında Neville Chamberlain oldu. Daha sonra Britanya’ya sıçrayan snooker uzun bir süre üst tabakanın oynadığı bir tür bilardo olarak kaldı. 1927’de ilk Dünya Snooker Şampiyonası’nı organize ederek oyunu bir boş vakit meşgalesi olmaktan çıkarıp profesyonellik katan İngiliz Joe Davis aynı zamanda 1946’da bu sporu bırakana kadar dünya şampiyonluklarını da kimselere bırakmadı.

1969 ise snooker için dönüm noktası: O tarihte David Attenborough, Pot Black adında bir turnuva organize ederek TV’den yayınlanmasını sağladı. İzlenme oranlarının kademeli olarak yükselmesiyle birlikte 1978 Dünya Şampiyonası tamamı TV’den yayınlanan ilk snooker turnuvası oldu ve sonrasında oyun kısa süre içerisinde Britanya, İrlanda ve pek çok Commonwealth ülkesinde (İngiliz Milletler Topluluğu) popülaritesini arttırarak anaakım bir spor dalı olarak kabul görmeye başladı. 2000’lerle beraber Ding Junhui, Marco Fu ve Liang Wenbo gibi oyuncular sayesinde Uzakdoğu’da da takip edilmeye başlanan snooker, tüm dünyada sevilen ve izlenen global bir spor dalına dönüşme sürecinde hızla mesafe katediyor.

 

(Ding Junhui 2005’te 18 yaşındayken kazandığı prestijli Birleşik Krallık Şampiyonası kupası ile)

 

3) Snooker ismi nereden geliyor?

Oyunun kurallarını da koymuş olan Neville Chamberlain’in bir gün oyun sırasında, topu cebe sokamayan rakibine ‘snooker’ dediği ve oyunun isminin de buradan miras kaldığı rivayet ediliyor. Chamberlain’in bu ifadesinden sonra bilardo oyunuyla özdeşleşen ‘snooker’ tecrübesiz oyunculara yönelik kullanılan bir terim olmuş. Benzer bir kullanım askeri jargonda da mevcut. O dönemlerde, yaşı küçük ve meslekte henüz tecrübesi olmayan askerlere argo anlamda ‘snooker’ denirmiş ki snooker’ın temellerinin Hindistan’daki Britanya askerleri tarafından atıldığını düşünecek olursak, bu iki kullanım arasında bağlantı olması kuvvetle muhtemel.

Snooker İngilizce’de aynı zamanda; bir kişiyi istenmeyecek ihtimallere yönlendirmek, zor duruma sokmak, tuzak kurmak, aldatmak, açmaza getirmek gibi anlamlarda günlük dilde de kullanılıyor. ‘Snooker’ yapmak ise oyunun kendisinde bu fillerle benzeşen bir durumu ifade ediyor. Rakibini istenmeyen bir atışa zorlamak, masayı isabetli vuruş yapmanın zor olacağı bir durumda rakibine bırakmak gibi (isteka topu ile oyuncunun vurması gereken topların arasında diğer topların atışı engelleyecek şekilde kalması ve oyuncunun bantları kullanarak atış yapmak durumunda bırakılması)

Bir de son olarak maçlar sırasında sıkça duyduğumuz ‘snooker gerektiren durum’un (snooker required position) ne olduğuna değinelim. Oyuncu, atışını yapmak üzere masaya geldiğinde masada kalan alabileceği maksimum puan eğer rakibine yetişmesi için yeterli gelmiyorsa snooker gerektiren bir durum’a düşmüş demektir. Bu durumda oyuncunun rakibine faul yaptırıp ekstra ceza puanları alabilmesi için rakibini snooker pozisyonuna düşürmesi gerekir.

 

4) Sihirli 147 nedir, nasıl yapılır?

147 snooker için en önemli, en özel sayı. Hatta birçok snooker oyuncusunun sosyal medya hesap isimlerinde de 147 sayısının sıkça geçtiğine şahit oluyoruz. Peki nedir bu 147 ve bunu bu kadar özel kılan? Bir oyuncunun masayı tek sefer ziyaret edişinde kendi vuruşlarıyla elde edebileceği maksimum puan 147 yani snooker’ın rekoru, zirvesi mükemmel 147. Nasıl mı yapılıyor; bunun için 15 kırmızı topu her defasında 15 siyah’la takip ederek evvela 120 puanı cebe atmak gerekiyor. Takiben geriye kalan renkli topları da hatasız pot yapıp 27 puanı da alınca, işte size 147.

Tabi yapması söylendiği kadar kolay değil elbette: Tarihte sihirli 147’ye ancak 59 oyuncu toplamda 118 defa ulaşabilmiş. Snooker tarihinin ilk 147’si 1955’te bir gösteri maçında Joe Davis’ten gelirken, profesyonel bir turnuvada bunu ilk başaran 1982’de Steve Davis. Maksimum 147’ye Ronnie O’Sullivan kadar ulaşabilen başka bir isim daha yok: ‘Roket’ lakaplı Ronnie’nin kariyerinde tam 13 tane 147’si var, onu 11 ile Stephen Hendry ve 7 ile John Higgins izliyor.

 

(Tarihin en çok 147 yapan oyuncusu Ronnie O’Sullivan’ın 147’den sonraki sevinci)

 

Tarihin en hızlı 147’si de Ronnie O’Sullivan’a ait. Ronnie, 1997’de hem de Dünya Şampiyonası gibi takvimin en önemli turnuvasında 147 yaptığında masaya gelmesinin üzerinden sadece 5 dakika 20 saniye geçmişti.  Tabi teknik olarak bir oyunda (frame) 147’nin üzerinde puan elde edebilmek de mümkün. Burada üst sınır 155, ki buna süper maksimum deniyor. Oyuncu rakibinin hatası üzerine ‘free ball’ oynama şansı yakalıyor (renkli bir topu kırmızı top gibi pot yapma şansı) bunu siyah topla takip edip 8 puanı alırsa ve sonrasında 147’ye gidecek düzende bir seri yakalarsa 155 yapma şansı var. Jamie Cope 2005’te bunu başarmış ancak maç öncesi bir ısınma eli sırasında. 2004’te rakibinin yaptığı hata ile 1 puanı alarak masaya gelen Jamie Burnett ise sonrasında masayı süpürerek 148’lik bir seriye (break) resmi olarak bir maçta imzasını atmıştı.

 

5) ‘Triple Crown’ ne anlama geliyor?

Tenisteki Grand Slam ifadesinin snooker’daki karşılığı diyebiliriz. Adından da anlaşılabileceği üzere snooker takvimindeki en prestijli 3 turnuvayı ifade eden kolektif bir terim. Bunlar; Dünya Şampiyonası (World Championship), Birleşik Krallık Şampiyonası (UK Champonship) ve Ustalar Şampiyonası (Masters).

Tarihte bu 3 büyük turnuvayı da en azından bir kez kazanmış 10 snooker oyuncusu bulunuyor: Steve Davis, Terry Griffiths, Alex Higgins, Stephen Hendry, John Higgins, Mark Williams, Ronnie O’Sullivan, Neil Robertson, Mark Selby ve Shaun Murphy. Bu turnuvaları – tenisteki takvim Grand Slam’ine benzer şekilde – aynı sezonda kazanmayı başarmış isim sayısı ise sadece 3: Stephen Hendry (2 kez), Steve Davis ve Mark Williams.

Son bir istatistiki bilgi: Triple Crown turnuvalarında en çok zafer kazanmış isim de yine Stephen Hendry (18). Hendry’i 16 ile Ronnie O’Sullivan ve 15 ile Steve Davis takip ediyor.

Bu 3 tunuvayı son kazanan isimler ise: Dünya Şampiyonası (Stuart Bingham), Birleşik Krallık Şampiyonası (Neil Robertson) ve Ustalar Şampiyonası (Ronnie O’Sullivan).

(2015 Dünya Şampiyonu Stuart Bingham)

 

6) Snooker’da sezon ne zaman başlar, ne zaman biter?

Snooker takviminin en önemli turnuvası olan Dünya Şampiyonası Sheffield’da Crucible Tiyatrosu’nda her yıl Nisan ayının ortası gibi başlar (1 hafta evvelinde de anatabloya kalmak için eleme maçları var) ve Mayıs başına kadar devam eder. Dünya Şampiyonası aynı zamanda snooker’da sezon finalini de yapan zirve bir turnuva.

Sezon açılışı ise kapanıştan yaklaşık 3 ay sonra Temmuz sonlarında Avustralya’da olur. Nispeten sakin geçen yaz sezonunun ardından Eylül’de turnuva takvimi yoğunlaşmaya başlar. Dünya Şampiyonası ile beraber en prestijli 3 turnuva arasında yer alan Birleşik Krallık Şampiyonası (UK Championship) Kasım’ın son haftası, Ustalar Turnuvası (Masters) ise Ocak’ın 2. haftası takvimde kendilerine yer buluyor.

Diğer önemli ve büyük para ödüllü turnuvalar; Shangai Masters Eylül ortası, Uluslararası Şampiyona (International Championship) Ekim son hafta, Almanya Masters Şubat başı, Galler Açık Şubat ortası, Dünya Grand Prix (GP) Mart’ın 2. haftası, Oyuncular Şampiyonası (Players Championship) Mart’ın 3. haftası ve Çin Açık Mart sonunda snooker takvimine girmiş durumda.

 

7) Şu an en iyi snooker’cılar, en iddialı isimler hangileri?

Snooker tarihinde de önemli yerleri olan Ronnie O’Sullivan, John Higgins, Mark Williams gibi isimler halen aktif olarak oyunun içindeler. Artık 40’lı yaşlarında olan ve 92 kuşağı olarak anılan bu 3 isim (3’ü de 1975 doğumlu ve profesyonel snooker kariyerlerine 1992’de adım attılar) sayısız başarılara imza atıp şampiyonluklar kazandılar. Toplamda 11 Dünya Şampiyonluğu 31 Triple Crown turnuvası zaferi elde etmiş 3 önemli oyuncudan bahsediyoruz. Başta Ronnie olmak üzere katıldıkları tüm turnuvalarda iddia sahibi olmayı sürdürüyorlar. Bu kuşağa dahil edebileceğimiz diğer bir isim olan Stuart Bingham ise vasat geçmekte olan kariyerinde 2015 yılında altın bir sayfa açıp Dünya Şampiyonluğuna ulaştı ve ömrünün en iyi snooker’ını 40’larına yeni adım atmışken oynuyor.

 

(Mark Williams ve Ronnie O’Sullivan)

Onları takiben sayabileceğimiz 82-83 kuşağının 3 önemli temsilcisi ise: Mark Selby, Neil Robertson ve Shaun Murphy. Her 3’ü de Dünya Şampiyonu apoletine sahip, her 3’ü de en önemli 3 snooker turnuvasını kazanıp ‘Triple Crown’ yapmış isimler. Ve katıldıkları her turnuvanın doğal favorileri arasında yer alıyorlar.

(Neil Robertson ve Shaun Murphy)

Henüz bir kuşak olarak nitelemek doğru değil belki ama 86-89 jenerasyonun dikkat çeken isimleri de şu şekilde: Judd Trump, Ding Junhui, Mark Allen ve Liang Wenbo. Triple Crown’u oluşturan turnuvalarda Ding’in 3, Trump’ın 1 şampiyonlukları var ancak şu an için içlerinde en istikrarlı olan isim Trump. Son Birleşik Krallık Turnuvasında finale kadar çıkan Wenbo da ilerisi için önemli bir potansiyel barındırıyor.

 

7) Peki snooker tarihinin en iyileri kimler?

Snooker’ın gelmiş geçmiş en büyükleri deyince akla 3 isim geliyor: Ronnie O’Sullivan, Stephen Hendry ve Steve Davis. Ronnie belki Hendry kadar Dünya Şampiyonluğu (henüz) kazanamadı ama açık ara bu sporun en popüleri, snooker denince akla ilk gelen isim ve hatta kimi otoritelerce adı snooker’ı da aşmış bir isim, bu sporun gelmiş geçmiş en doğal yeteneği olarak kabul ediliyor. Henüz 10 yaşında yüzlük seri (masayı tek bir ziyarette en azından 100 puan alacak kadar pot yapmak) 15 yaşında 147 yapmış birinden bahsediyoruz. Karizması, kendine özgü rahat ve kimi zaman asi tavırları, istekayı her iki eliyle de kullanabilen özel yeteneği ve harika vuruşlarıyla izlemesi en keyifli snooker oyuncusu o. Sadece bunlar da değil elbette: Tarihte en çok 147 ve en çok yüzlük seri yapan o ve bugüne kadar 16 Triple Crown turnuvasından zaferle ayrılmış. Toplamda da 28 turnuva şampiyonluğu var.

Ronnie’den daha fazla büyük turnuva kazanmış tek snooker oyuncusu ise Stephen Hendry. Yeri gelmişken, burada istatistiklerde turnuvaların TV’den yayınlanmaya başladığı 1968-69 sezonu ve sonrası baz alınıyor. Hendry’nin 7 Dünya, 5 Birleşik Krallık ve 6 Ustalar ile toplamda Triple Crown’da tam 18 Şampiyonluğu bulunuyor. Hendry’nin parlak kariyerinin önemli dereceleri şu şekilde: En genç dünya şampiyonu (21), en çok dünya şampiyonu olan (7), en uzun süre 1 numarada kalan (1990-98 arası 8 yıl), en çok sıralama puanı veren turnuva kazanan (36) snooker’cı. Ayrıca maksimum 147 ve yüzlük seri sıralamalarında da Ronnie’nin ardından 2. basamakta.

(En büyük 3 tunuvada 18 şampiyonluğu bulunan Stephen Hendry)

 

1957 doğumlu Steve Davis ise çok daha eski jenerasyonlardan. 6 kez dünya şampiyonu oldu ve 7 yıl boyunca sıralamada yer aldı. Bu iki rekoru da daha sonra Stephen Hendry tarafından kırıldı. Yaşına aldanmayın 2015 yılında bile çeşitli turnuvalarda boy gösterdi. 2008’de 50 yaşını doldurduğunda sıralamada hala ilk 16’daydı ve bundan 2 yıl sonra 52 yaşındayken Dünya Şampiyonası’nda çeyrek finale çıkma başarısını gösterdi. Toplamda 15 Triple Crown turnuvası şampiyonluğu var ve aynı zamanda tarihin ilk resmi 147’sine imza atmış bir sporcu.

Burada Kadınlar Snooker Turu’nun 2 büyük ismi olan Allison Fisher ve Reanne Evans’ı da mutlaka saymamız lazım. Fisher 1985-1994 arası yapılan 9 Dünya Şampiyonası’nın 7’sinden zaferle ayrılarak o yıllara damgasını vurmuştu. Fakat sonrasında Reane Evans çok daha büyük bir başarıya imza attı ve 2005-2014 arasında tam 10 yıl arka arkaya Dünya Şampiyonluğu’nu kimselere kaptırmadı. Her 2 isim de profesyonel turda erkek oyuncularla birlikte mücadele etti.

(10 kez Dünya Şampiyonu Reanne Evans)

9) Dünya sıralaması nasıl belirleniyor?

Dünya sıralaması (ranking) snooker’da da tıpkı tenistekine benzer bir işleve sahip. Dünya Snooker Turu kapsamında yer alan turnuvalara herhangi bir ön elemeden geçmeden doğrudan katılım hakkı elde edebilmek, bu tunuvalarda seribaşı olabilmek ya da birtakım prestijli, özel turnuvalara davetiye kazanabilmek oyuncunun dünya sıralamasındaki yeriyle yakından alakalı. Örneğin Nisan ayındaki Dünya Şampiyonası’na sıralamada ilk 16’da yer alan oyuncular doğrudan katılma şansına kavuşurken, diğer oyuncuların ön eleme oynaması gerekiyor. Bu anlamda snooker oyuncularının en önemli hedeflerinden biri ‘ilk 16’da kendilerine yer edinmek, bir kere girdikten sonra da mümkün mertebe orada kalıcı olmaya çalışmak.

Dünya Profesyonel Bilardo ve Snooker Birliği (World Professional Billiards and Snooker Association – WPBSA) tarafından hesaplanan sıralama sistemi ilk kez 1976’da ortaya çıktı. Zaman içerisinde bol bol revizyondan geçen sistem önceleri yılda bir defa, Dünya Şampiyonası’ndan sonra güncellenirken, 2010-11 sezonuyla birlikte, oyuncuların mevcut fom düzeylerini daha fazla yansıtmak amacıyla, her turnuva sonrası hesaplanmaya ve açıklanmaya başlandı. Yine tenistekine benzer şekilde, kaydırılmış dönem esası uygulanıyor. Aralarındaki en önemli fark, teniste son 1 yılın performansları dikkate alınırken, snooker’da son 2 yıla bakılıyor. Örneğin 2016 Galler Açık turnuvası tamamladığında, bu son turnuvanın dereceleri hesaplamaya dahil edilirken, 2014’teki turnuvanın skorları artık hesaplamanın dışında kalıyor.

Son bir düzenleme de 2014-15 sezonunda oldu ve artık sıralama yapılırken, puanlama esası değil turnuvalarda elde edilen para ödülü toplamı baz alınıyor. Dolayısıyla, 2 sezondur ranking turnuvası niteliğindeki turnuvalarda kazanılan para ödülleri oyuncuların dünya sıralamasındaki yerlerini belirliyor. Mart 2016 itibarıyla dünya sıralamasının zirvesinde yer alan isim Mark Selby.

 

(Mark Selby dünya sıralamasında  1 numara)

10) Snooker oyuncuları iyi kazanıyor mu?

Para ödülü demişken, peki ne kazanıyor bu snooker’cılar diye merak etmiş olabilirsiniz. Hemen söyleyelim, en üst seviyede turnuva kazanan oyuncuların sadece kendilerinin değil torun torbalarının da hayatı garanti. Snooker’ın tarihçesine değinirken 1960’ların sonlarında TV yayınlarının başladığına, 80’lerle yayın sayısının ve ratinglerin yükseldiğine ve 2000’lerde Uzak Doğu’dan çıkan sporcuların da etkisiyle snooker’ın popülaritesinin giderek arttığına değinmiştik. Bu elbetteki oyuncuların kazançlarına da yansıyor.

Misal bu yıl 16 Nisan’da başlayacak olan Dünya Şampiyonası’nda 1.5 milyon Sterlin’in üzerinde para ödülü dağıtılıyor. Zafere ulaşacak olan isim de 330.000 Sterlin’lik bir çeki anında cebine koyma fırsatını yakalıyor. Bizdeki karşılığı ile yaklaşık 1,4 milyon TL’den bahsediyoruz. Finalistin para ödülü de 560.000 TL civarında. Diğer önemli turnuvalarda da şampiyon olan snooker’cı 60.000-150.000 Sterlin arasında değişen ödüllere sahip oluyor. Sponsorluk anlaşmalarıyla kazandıkları da cabası.

11) Nasıl snooker oyuncusu olunur?

Burada adres Q-School. Dünya Şampiyonası tamamlanıp yeni sezon açılana kadar olan süreçte, Pro-Tour kapsamında 2 turnuva düzenleniyor. Amaç gelecek 2 sezon tur’da mücadele için wild-card alacak isimleri belirlemek. 2 turnuvada yarı final gören toplam 8 oyuncu bu şansı elde ediyor.

Pro-Tour’a kimler katılabilir derseniz; bir önceki sezonu sıralamada belirli bir seviyenin altında kapatan oyuncular Q-School katılım ücretini ödeyip, Pro-Tour’da mücadele ederek turda yer alma bileti kapmaya çalışıyor. Ücret 2016 için 600 Sterlin. Ancak  Q-School ve Pro-Tour’un kapıları sadece onlara açık değil. Amatör ya da profesyonel herkes, Q-School katılım ücretini yatırıp bu sezon öncesi turnuvalarda şansını deneyebiliyor. Yani Türkiye’den birinin de teorik olarak o ücreti yatırıp, Pro-Tour turnuvalarında yarı finale kaldıktan sonra Oyuncular Turu’nda oynama şansı var.

Örneğin geçen sezon yıllık tur kartı alamayan Mark Duffy Q-School’da oynadığı maçlar sayesinde tur biletini kapmış, Birleşik Krallık Turnuvası’nda ön elemeleri geçip ana tabloya kalmış ve hatta sonrasında da Ding Junhui’yi eleyip büyük sükse yapmıştı. Bu sezon için Q-School başvuruları 6 Nisan’a kadar alınıyor. İlk turnuva ise 11 Mayıs’ta.

 

Önder Z.

@onder0607

Facebook

Röportajlar

Köşe Yazıları

Foto Galeri